YÜRÜMEYE DEVAM ET , YOL İNSANI TERBİYE EDER.
Hız hayatımızın her alanında..Bir yandan yapıcı , diğer yandan yıkıcı etkilerine maruz kalıyoruz ..
Benim burada paylaşmak istediğim konularda ise akış oldukça uzun bir zaman diliminde geçiyor. Geçmişi ve geleceği ile bağı hiçbir zaman kopmayan; başlangıcı kendi doğum tarihinden ibaret olmayan insanın, yarasının izini konuşmak istiyorum. O izler ki hikâyeleri anlatır…
Parça bütün ilişkisinde bütünü algılamadan parçayı anlayamazsınız zira bütün parçaların birleşmesinden oluşsa da, parçalardan da farklıdır. Bu nedenle insanı anlamak için, insandan değil, insanların oluşturduğu yapılara onunda en üzerindeki yapı olan , toplumu incelememiz gerekir. İnsanların bir araya gelmesinin temel sebebi güvenlik duygusudur. Tek başına tüm işleri yapmak ve ayrıca güvenliğini sağlama zorunluluğu insanları bir arada yaşamaya iter.İş bölümü , uzmanlaşma , artı değer , güçü elinde tutma unsuruna bağlı olarak da toplumsal sınıflar oluşur . Bunu takip eden süreçte artık sınırların belirlenmesi , genişletilmesi ve sürekliliğin unsurları olan inançlar , milliyet , köken gibi unsurlarının oluşturulması gelir .
Eğitim kurumları , toplumun sürekliliğin sağlanmasında , bireylerin şekillendirildiği temel unsurlardır .bireyin kimliği bu amaç doğrultusunda kurgulanan değerler üzerine inşaa edilir . Kimlik yapaydır . Kurgulanan kimliğin yarattığı kuşaklar arasındaki ilişkilerin biçimi , aralarındaki rekabetler , aile içi çatışmalar Toplumda kendisine yüklenen rolün sorumluluğu da kişiliğini oluşturur . Ancak İnsanı tüm varlıklardan üstün kılan öğrenme becerisidir. Bilmeyi, bir nesnenin nasıl bilinebileceğinin bilgisini edinmiştir. Tüm canlıların iç güdü üzeri varlığını sürdürdüğü bir düzende, insanın bilmeyi bilmesi onun kendi hayatında çevresinde de belirleyici olabilmesinin temel nedenidir.
Düşünme ise öğrenmeye bağlı olarak insanda doğuştan ancak bir potansiyel olarak vardır . Bir fiil kullanıma geçebilmesi ise çabayla, aldığı eğitimlerle , özgür bir tartışma ortamında kendini ifade ederek yetişmesiyle oluşur ancak toplumun sürekliliği için risktir. öğretilenlerin sorgulanmaksızın uygulanması düzeni bozacak unsurlardan aklın uzak tutulması gerekir. Toplumun verdiği kimlikle yaşamak bireye hem güven hem statü hem de yaşam kolaylığı verir.Her şey kendi akışında sürerken , bir travma gerekir. Tüm benliği sarsacak bir acı . Çok değerli bir şeyin kaybından doğan bir derin yokluk hissi. İnsan kullanılmıştır .Bunu anlamak uzun bir yaşanmışlık, olgunluk, farkındalık gerektirir ve yarasıyla yüzleşecek cesaret . Yüzleşme uyuşturma yöntemi olarak muhayyilesine kaçmaması ve hatta bıçağı kendi eliyle daha da derine itmesiyle mümkün olabilir. Fark ettiği, yaranın acısından daha büyüktür. Görmezden gelip, bilerek ödediği bedelin acısı . aslında canını yakan bıçağın acısı değildir .
Hakikati bulmak için; tüm bildiklerini terk etmesi, putlarını kırması ve yeniden inşa etmesi gerekir. Çünkü verilen bir kimlik ve kişilikle sorgulamadan yaşamış insan , kendiliği ile hiç karşılaşmamış, tanışmamıştır. Yetenekleri nelerdir bilmez. Yüzleşmenin bedeli , zorunlu yolun yolcusu olduğunu fark etmektir Hakikat yola çıkanın varacağı yerdir . Tek başına bir yolculuktur. Bu nedenle , kimse hakikati öğretemez Yürümeye devam et yol insanı terbiye eder.
Bab’ Aziz metaforlarla işlenmiş , çölde geçen, bir yol filmi.(Bab'Aziz: Ruhunu Tefekkür Eden Prens Tunuslu senaryo yazarı ve yönetmen Nacer Khemir 2005)
‘’ Dedeciğim tek başımıza bu çölde yolumuzu nasıl bulacağız, ya kaybolursak?’’ ‘’ İnancı olan kişi asla kaybolmaz, küçük meleğim!’’
Ve yürür Bab’ Aziz,
‘’ Yürümek yeterli, davet edilenler yolu bulacaktır.’’ deyip yoluna devam eder, görmeyen ama hep gökleri süzen gözleriyle.
‘’Herkes yolunu bulmak için en değerli hediyesini kullanır, senin ki sesindir.’’


Berivan hanım , sıkı takip ettiğim bir insan. Yazıları , düşünceleri , hayata bakışı yorumlaması benim için her zaman "başka bir hayat mümkün , yeterince düşünürsen " diye düşündürür. Her şeyden harmanlayıp adete pencere açıyor , tüm yazılarını severek ve heyecanla bekliyorum .
YanıtlaSil