Kayıtlar

Eylül, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

HEYKEL

Resim
    Ayakların baş olduğu hemen her devrim, önceki dönemin barbarlık belgeleri olan Heykelleri ‘nin parçalanmasıyla başlar. Rusya’da 1917 ‘de  Çar heykelleri alaşağı edilirken; 1871’de, Komün Paris’indeyse Vendôme sütunu yıkılıyordu. Louis Bonaparte’ın kendisini III. Napolyon ilan ettiği ve mutlak iktidar hayalleri kurduğu sırada Marx’ın öngörüsü, en nihayetinde II. İmparatorluk hikâyesinin de “Vendôme Sütunun’’ tepesindeki tunçtan heykelin devrilmesiyle sona ereceği yönündeydi. Marx, kullandığı anlamlı heykel metaforuyla, Napolyon kültünün nasıl bizzat III. Napolyon’un kendi eliyle yıkıldığına işaret etmekteydi. Marx, birkaç yıl sonra, öngörüsünün “daha şimdiden gerçekleşmiş” olduğunu savundu. Louis Bonaparte, 19 Temmuz 1870’te Prusya’ya savaş açtığında, Marx’ın öngörüsünü doğrulamak için, son adımı da atmış olduğunun farkında değildi. Vendôme Sütunu ’nu Parisli işçilerce 16 Mayıs 1871’de, tepesindeki tunçtan Napolyon heykeliyle beraber yıkılmasıyla, metafor kel...

DEKADANS

Resim
          1 Kasım 1755 o sonbahar günü,  edebiyatta şöyle yansır.  Her şey o kadar güzeldi ki, hiçbir şey ertesi gün başlarına  gelecek kıyameti zikretmiyordu. O kadar  sinsiydi ki kıyamet, gökyüzünde tek bir karabulut bile yoktu. İnsanlar Katolik ve inançlıydı. Yüzyıllardır Tanrı adına barbarlara, kutsal emirleri iletmenin haklı gururunu yaşıyorlardı. Ancak, Tanrı korkunç bir entrika örüyordu adeta. Avrupa’nın en dindar kenti o sabah bir depremle yerle bir oldu. Azizler Bayramıydı ve Lizbon ahalisinin büyük bölümü kutsal bayram ayini için toplandığı kiliselerde depreme yakalandı. Çoğu kilise de böylelikle inananlara mezar oldu. Kilise enkazlarından kurtulanların önemli bir kısmı ise okyanusun çekilmesi ve limanın dibinin görünmesi gibi tuhaf bir durumu gözlemlemek için liman çevresinde toplandığında; dakikalar sonra Atlantik’ten gelen tsunami tarafından yutulacaklarından habersizdi. Oradan sağ kurtulanlar ise azizlerin ru...