Kayıtlar

Haziran, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KİRLİ MİRAS

Resim
                Neyin pahasına neyi, elde ediyoruz; kazanmak için feda etmeye hazır olduklarımızın sınırını, hiç düşündünüz  mü?           Peki kazandığımız pahasına  kaybettiğimiz , insanlığımızın ya kendisiyse? Yerine konulamayacak olanlar, zamanda telafisi olmayanlar ve kuşaklar boyunca tüm insanlığın silinmez lekesiyse eğer ; tüm bunlara rağmen yine de kazanmak var mı? Ve bir zamanın insanının seçiminin utancının yükünü, çağlar ötesine sonraki nesillerin hayatına bırakma lüksü  var mı ?         Hollanda dünyanın en mutlu ülkeleri sıralamasında beşinci sırada refah seviyesi sıralamasında ise altıncı. Zaman zaman karşımıza çıkan analizler ülkenin, az nüfusu ve küçük toprağına rağmen ne kadar çalışkan zeki ve başarılı olduğunu anlatıyor. Peki hikaye gerçekten öylemi mi? 17. yy Hollanda’nın Altın Çağı. Tarihin pek de konuşulmayan ,arkaya itilen, yok muş gibi davranılan ,ort...

KALABALIĞIN İÇİNDE BAŞKA BİR YABANCI

Resim
               Önce kelime vardı,” diye başlıyor Yohanna’ya göre İncil. Kelimeden önce de Yalnızlık vardı. Ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti Yalnızlık. Kelimenin bittiği yerde başladı; Kelime söylenemeden önce başladı. Kelimeler, Yalnızlığı unutturdu ve Yalnızlık, Kelime ile birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, Yalnızlığı anlattı ve Yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız Kelimeler acıyı dindirdi ve Kelimeler insanın aklına geldikçe, yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu. Oysa bir silgi gibi tükendim ben . Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım. Mürekkeple yazılmışlardı oysa…Ben kurşun kalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım.(Tutunamayanlar / Oğuz Atay 1970)          Sanat ve düşünce toplumsal  düzene karşı bir başkaldırıdır. Düzen ; kendine başkaldırıldığını; yok edilmeye çalışıldığını hissettiğinde, arasındaki yabancıyı tespit eder. Ve yabancının saç...

BAĞLANTISIZ-BAĞLANTI

Resim
             Kırılganlık canlıların büyüyebilme şeklidir ve Latince kökenden yaralanmak kelimesinden gelir. Yani kırılganlık bizim yaralanma, yara alabilme kapasitemizle ilgili olup sınırı canlının ölümüdür. Ancak çocukluk döneminde korunaksız yaralanma hali, kırılganlığı iz bırakan katlanılmaz acılara dönüştürebilir. Buradaki kontrolsüzlük, acıdan haberdar olmama, şok yaşama ve iyileşmek için gerekli fiziksel ve psikolojik yardımlardan da eksik kalma sonrası yaranın dönüştüğü fobi halini alabilir .Derin yaralar, derin izler de bırakabilir, zira ölüm olmamış ancak yara da maksadını aşmıştır. Bu noktada insan kırılganlığını tamamen kapatmayı ve hayat boyu büyümek yerine bir başka yol olan ‘Haklı olmayı ’bir yöntem olarak seçebilir. Coğrafyası , benliğininde kaderinin oluvermesidir. Ama bu korunmacılığın onun hayatında çok daha büyük bedeli, büyümesinin de eş zamanlı durmasıdır. Ancak insanda, diğer organizmalardan farklı olarak verilen bu bilinç ve seçm...